Bugüne Kadar Açılmış DGS Davaları ve Sonuçları: Güncel ve Kapsamlı Rehber
DGS (Dikey Geçiş Sınavı) kılavuzlarında yıllar içinde yapılan kontenjan, geçiş bölümü ve baraj değişikliklerine karşı adayların açtığı davalar, DGS sisteminin nasıl işlediğini ve adayların haklarını anlamak açısından önemli bir kaynak. Bu yazıda, araştırabildiğimiz kadarıyla bugüne kadar DGS’yle ilgili açılmış davaları, kronolojik sırayla ve doğrulama durumlarını açıkça belirterek derledik.


Önemli not: Bu yazı hukuki tavsiye niteliği taşımaz, yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Karar numaraları, resmi Danıştay Emsal Karar Arama sistemi (karararama.danistay.gov.tr) üzerinden bağımsız olarak teyit edilebilir. Bir kısım davanın tam esas/karar numarasını bulamadık; bu davaları da, şeffaflık adına, “doğrulanamadı” notuyla birlikte listeledik.
2015 — DGS’deki Hukuk Kontenjanı Sınırlaması Davası (“900 Koşulu”)
2014-DGS Kılavuzu’nun Tablo-1’inde, açıköğretim Adalet ön lisans programı mezunlarına yönelik “900” kodlu bir özel koşul/kısıtlama bulunuyordu. Bu koşula karşı dava açıldı.

Sonuç: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, koşulun yürütmesini durdurdu. ÖSYM ve YÖK bu kararı uygulamaya koydu.
Konu: 2014 yılı Meslek Yüksekokulları ile Açıköğretim Ön Lisans Programları Mezunlarının Lisans Öğrenimine Dikey Geçiş Sınavı Kılavuzu’ndaki “Bk. 900” kod nolu koşul, açıköğretim adalet ön lisans mezunlarının hukuk fakültelerine dikey geçişte tercih edebilecekleri kontenjan sayısını, örgün (adalet meslek yüksekokulu) mezunlarına göre daha kısıtlı tutuyordu.
Süreç — iki aşamalı, dikkat çekici bir örnek:
- Danıştay 8. Dairesi, yürütmenin durdurulması istemini ilk aşamada reddetti.
- Davacılar bu ret kararına itiraz etti, dosya Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na taşındı.
- Kurul, 8. Dairenin ret kararını kaldırdı ve düzenlemenin yürütmesini durdurdu.
Gerekçe: Kurul, Açık Yükseköğretim Yönetmeliği’nin 13. maddesinde açıköğretim ve örgün öğretim mezunlarının eşit hak ve yetkilere sahip olacağının açıkça düzenlendiğini; açıköğretim adalet mezunlarını dikey geçişte örgün mezunlardan daha az kontenjanla sınırlayan düzenlemenin, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve ÖSYM Kanunu’ndaki fırsat eşitliği ilkesine aykırı olduğunu belirtti. Kurul kararında şu ifade dikkat çekicidir: “Hukuksal olarak eşit durumda bulunan kişiler arasında eşitlik ilkesine aykırı düzenleme yapılması hukuka ve hakkaniyete aykırıdır.”
Uygulama: Karar üzerine, etkilenen adaylara aylar sonra (Haziran 2015) “2014-DGS Tercih-3” adıyla yeni bir tercih dönemi açıldı; sonuçlar Temmuz 2015’te açıklandı, kayıtlar Ağustos 2015’te yapıldı. Karar, normal DGS tercih dönemi çoktan bittikten yaklaşık bir yıl sonra (Haziran 2015) uygulamaya geçirildi.
Önemi: Bu dava, 8. Dairenin ilk aşamada reddettiği bir talebin, üst kurul (İDDK) düzeyinde tersine çevrildiğini gösteren nadir ve öğretici bir örnek — tek bir dairenin ilk kararı, davanın kaybedildiği anlamına gelmeyebilir; itiraz/temyiz yolu sonucu değiştirebilir.
Doğrulama durumu: Olay, Anadolu Ajansı’nın resmi haberiyle doğrulanmıştır. Esas/karar numarasını AA haberinde de bulamadık; ilgilenenler karararama.danistay.gov.tr üzerinden “İdari Dava Daireleri Kurulu”, 2015 tarihli, “DGS” veya “900” anahtar kelimeleriyle arayabilir.
Kaynaklar:
- Anadolu Ajansı — DGS’deki Hukuk Kontenjanı Sınırlamasına Durdurma (16.04.2015)
- Hürriyet — 2014-DGS Kılavuzu’ndan 900 kodu kaldırıldı
- Milliyet — ÖSYM 2014 DGS için yeni tercih hakkı
- Hürriyet — DGS 900 koşulu yerleştirme sonuçları açıklandı
- ÖSYM’nin ilgili duyuru arşivi: osym.gov.tr sitesindeki “Dikey Geçiş Sınavı” duyuru listesinde hâlâ görünmektedir.
2021 — Danıştay 8. Daire, E:2020/5368, K:2021/1847 (25.03.2021)
Konu: 2020-DGS’de, iki ayrı ön lisans programından (Web Tasarımı ve Kodlama + İşletme) mezun bir aday, “Web Tasarımı ve Kodlama” bölümünden “Yönetim Bilişim Sistemleri” lisansına örgün (normal) geçiş imkânı tanınmamasını ve birden fazla ön lisans mezunlarının sadece bir alandan sınava girebilme kısıtlamasını dava etti.
Sonuç: DAVANIN REDDİ. Danıştay, hangi ön lisansın hangi lisansa geçiş yapabileceğinin (Tablo-2) ve kontenjan/kapsam düzenlemelerinin YÖK’ün geniş takdir yetkisinde olduğuna karar verdi.
Önemi: Bu karar, mahkemelerin “hangi bölüme geçilebilir” veya “kontenjan ne kadar olsun” gibi saf içerik/kapsam kararlarına genellikle müdahale etmediğini gösteren önemli bir emsal.
Doğrulama durumu: Doğrulandı — karar metni doğrudan incelenmiştir.
2024 — Danıştay 8. Daire, E:2024/3469, K:2024/5870 (Karar Tarihi: 13.11.2024, YD: 13.09.2024)
Konu: 2024-DGS Başvuru Kılavuzu’nda, “İç Mekan Tasarımı” ön lisans programından dikey geçiş yapılabilecek lisans programlarının 7’den 3’e düşürülmesi (Mimarlık, El Sanatları, Geleneksel Türk Sanatları, Tezhip Sanatı çıkarıldı).

Davacı profili: 2022’de İç Mekan Tasarımı ön lisans programına kayıt olmuş, kısıtlama sonrasında (Haziran 2024) DGS’ye girmiş bir aday.
Sonuç: İPTAL (davacı kazandı). Danıştay, davacının ön lisansa kayıt olduğu tarihte var olan geniş geçiş imkânına güvenerek haklı bir beklenti oluştuğuna, bu beklentinin herhangi bir geçiş hükmü öngörülmeden aniden ortadan kaldırılmasının hukuki güvenlik ve haklı beklenti ilkelerini ihlal ettiğine hükmetti.
Sonrasında ne oldu: YÖK, 24.10.2024 tarihli Genel Kurul kararıyla, mağdur adaylara Ek Madde-1 kapsamında yatay geçiş başvuru hakkı tanıdığını 28.10.2024’te kamuoyuna duyurdu. Bu, mahkeme kararının uygulanmasına yönelik bir telafi mekanizmasıydı — ama davanın konusu olan 7’li listeyi birebir geri getirmedi, bunun yerine ayrı, puan eşiğine dayalı bir yatay geçiş kapısı açtı.
Doğrulama durumu: Doğrulandı — karar metni doğrudan incelenmiştir.
Kaynak: YÖK Resmi Duyurusu — İç Mekan Tasarımı Mezunu Ek Madde-1 Yatay Geçiş Başvuru Hakkı
2025 — Danıştay 8. Daire, E:2025/4002, K:2025/9160 (26.11.2025)
Konu: Aynı konu — İç Mekan Tasarımı’ndan dikey geçiş yapılabilecek lisans programlarının 7’den 3’e düşürülmesi — ama bu kez farklı bir davacı, 2025-DGS Başvuru Kılavuzu’na (kısıtlamanın ikinci yılına) karşı dava açtı.
Davacı profili: 2023’te İç Mekan Tasarımı ön lisans programına kayıt olmuş, kısıtlamadan (Mayıs 2024) yaklaşık bir yıl sonra, Temmuz 2025’te DGS’ye girmiş bir aday.
Sonuç: DAVANIN REDDİ (davacı kaybetti). Danıştay Savcısı’nın iptal yönündeki görüşüne rağmen, Daire bu kez farklı bir gerekçeyle reddetti: düzenleme değiştiği tarihte davacının henüz DGS’ye başvurusu bulunmadığı için kazanılmış bir hak/beklenti oluşmadığına, salt ön lisansa kayıt olmanın DGS gibi istisnai bir yolda haklı beklenti yaratmayacağına hükmetti.
Önemi: Bu karar, Daire’nin aynı konuda bir önceki yıl verdiği kararla kıyaslandığında haklı beklenti standardını sıkılaştırdığını gösteriyor — 2024 kararında “kayıt anı” yeterli sayılırken, 2025 kararında “DGS’ye fiilen başvurmuş/girmiş olmak” arandı.
Doğrulama durumu: Doğrulandı — karar metni doğrudan incelenmiştir.
2025 — Hukuk Fakültesi Başarı Sıralaması Barajı Davası (Danıştay 8. Daire, E:2025/4636, K:2025/7360)
Konu: YÖK’ün, hukuk fakültelerine YKS ile girişte aranan başarı sıralaması barajını 125.000’den 100.000’e yükseltme kararı (30.01.2025); bu değişikliğin, 06.02.2025 tarihli YKS Kılavuzu’na yansıtılarak sınava (Haziran 2025) sadece dört ay kala uygulanması.

Davacı profili: 2025-YKS’de Y-EA puan türünde 112.836 başarı sıralaması elde etmiş, bu nedenle yeni (100.000) barajı karşılayamayan bir aday. Davaya Türkiye Barolar Birliği de davalı idareler yanında müdahil olarak katılmıştır.
İki aşamalı ve birbirinden farklı sonuçlanan bir dava — dikkatle ayırt edilmesi gerekir:
- YD (Yürütmeyi Durdurma) aşaması — KABUL EDİLDİ: Dava açıldıktan kısa süre sonra, Danıştay 8. Dairesi, barajın “2025 YKS’den itibaren geçerli olmak üzere” uygulanmasının yürütmesini durdurdu. Bunun somut ve kalıcı sonucu: 2025 tercih döneminde baraj fiilen 125.000 olarak uygulandı, ÖSYM kılavuzunu güncelledi, 837 aday bu sayede hukuk fakültesine yerleşti. Bu yerleşmeler geri alınmadı.
- Esas (nihai) karar — DAVANIN REDDİ (08.10.2025): Aylar sonra sonuçlanan esas incelemede, aynı Daire kararını değiştirdi. Gerekçe: hukuk fakültesi barajının 2015’ten beri zaten defalarca değiştiği (150.000 → 190.000 → 125.000 → 100.000), bu nedenle “istikrarlı bir uygulama” bulunmadığı; ayrıca YKS Kılavuzu yayımlanmadan önce (yani sınav sürecine henüz başvurmamış kişiler için) haklı beklenti oluşmayacağı gerekçesiyle asıl düzenlemede hukuka aykırılık görülmedi. Nihai olarak barajın 100.000 olması hukuka uygun bulundu.
Özetle — bu davadan çıkarılacak ders: YD ile kazanılan geçici bir koruma, esas hakkındaki nihai kararda tersine dönebilir. 2025’te yerleşen 837 kişi için sonuç kalıcı olsa da, dava hukuki ilke olarak nihayetinde YÖK/ÖSYM lehine sonuçlanmıştır — “sınav sonrası ani baraj değişikliği otomatik olarak iptal edilir” şeklinde genel bir kural oluşmamıştır.
Doğrulama durumu: Tam doğrulandı — hem YD hem esas karar metni doğrudan incelenmiştir.
2025 — Kamu Denetçiliği Kurumu (Ombudsmanlık), 10/07/2025 Tarih ve 2025/7846-S.25.11517 Sayılı Tavsiye Kararı
Konu: 2024-DGS Kılavuzu’nda, önceki yıllarda mevcut olan bir ön lisans alanından “Su Ürünleri Mühendisliği” lisans programına DGS geçiş imkânının, herhangi bir geçiş tedbiri öngörülmeden kaldırılması.
Sonuç: KDK, başvurunun kabulüne ve YÖK’e, geçiş düzenlemeleri öngörülerek ilgili öğrenci ve mezunların haklarının korunması yönünde tavsiyede bulunulmasına karar verdi. Kurum, YÖK’ün programları/kontenjanları belirleme yetkisinin var olduğunu ama bu yetkinin hukuk devleti, hukuki güvenlik, öngörülebilirlik ve haklı beklenti ilkeleriyle sınırlı olduğunu vurguladı.
Önemli not: KDK kararları bağlayıcı değil, tavsiye niteliğindedir — mahkeme kararlarından farklı olarak idareyi doğrudan hukuken zorlamaz, ama idari uygulamada ikna edici bir referans olarak kullanılabilir.
Ayrıca dikkat çekici bir nokta: KDK, bu kararında kendi önceki üç kararına (22.10.2024/2024/6874; 24.01.2025/2024/13217; 24.01.2025/2024/13247) atıfta bulunarak, DGS kılavuzundaki ani geçiş/kontenjan kısıtlamalarına karşı tutarlı ve tekrarlanan bir yaklaşım sergilediğini gösterdi.
Doğrulama durumu: Doğrulandı — karar özeti, resmi haber kaynağı üzerinden incelenmiştir.
Son olarak; 2026 DGS Boğaziçi, ODTÜ, İTÜ, Hacettepe ve Yıldız Teknik Üniversite Kontenjanlarının Sıfırlanması Davası
Dava 07.09.2026 tarihinde Bünyamin YILMAZ tarafından açıldı.
Genel Değerlendirme ve Örüntü
Yukarıdaki davaları birlikte değerlendirdiğimizde birkaç tekrarlayan örüntü göze çarpıyor:
- Zamanlama, kapsamdan daha belirleyici: Mahkemeler, YÖK’ün “hangi bölüme kaç kontenjan/geçiş hakkı verileceği” kararına genellikle geniş takdir tanıyor (E:2020/5368 örneğinde olduğu gibi). Ama bu kararın ne zaman ve nasıl duyurulduğu — özellikle sınav/tercih dönemine çok yakın, geçiş hükmü olmadan yapılan ani değişiklikler — çok daha sık iptal nedeni oluyor.
- “Ne zaman başvurdunuz” sorusu kritikleşiyor: E:2024/3469 ve E:2025/4002 karşılaştırması, Danıştay’ın haklı beklenti tespiti için davacının somut durumuna (kayıt mı, fiili DGS başvurusu mu) giderek daha fazla önem verdiğini gösteriyor.
- KDK, tutarlı bir ikinci hat oluşturuyor: Danıştay’dan bağımsız olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu da benzer olaylarda tekrar tekrar aynı yönde (öngörülebilirlik, geçiş hükmü) tavsiye kararları veriyor.
- Kazanılan davalar bile “otomatik” genel bir çözüm getirmiyor: E:2024/3469 kazanılsa da, YÖK bunu orijinal listeyi geri getirerek değil, ayrı bir telafi mekanizmasıyla (Ek Madde-1) uyguladı — bu, benzer davaların sonucu hakkında gerçekçi beklenti kurmak isteyenler için önemli bir ders.
- YD (yürütmeyi durdurma) ile esas hakkındaki nihai karar birbirinden bağımsız sonuçlanabilir: Hukuk fakültesi barajı davası bunun en net örneği — YD aşamasında kazanılan ve 837 kişinin fiilen yerleşmesini sağlayan bir karar, aylar sonra esastan reddedilmiştir. Bir davanın “kazanıldığını” sadece YD haberlerine bakarak değerlendirmek yanıltıcı olabilir; nihai/esas kararın da ayrıca takip edilmesi gerekir.
Bu yazı Hanifi Hoca Akademi tarafından, DGS adaylarını bilgilendirmek amacıyla hazırlanmıştır. Yazıda geçen tüm karar özetleri, ilgili kararların kendi metinlerinden veya güvenilir haber kaynaklarından derlenmiştir; kararların tam ve güncel içeriği için karararama.danistay.gov.tr adresini ziyaret etmenizi öneririz. Bu yazı hukuki tavsiye yerine geçmez; somut bir hukuki durum için bir avukata danışmanız önerilir.
